Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı devralma isteğini yinelemesi ve bu konudaki ısrarcı tutumu üzerine sert bir çağrıda bulundu. Washington yönetiminin Kuzey Kutbu'ndaki bu stratejik bölgeye yönelik ilgisi, iki ülke arasında diplomatik gerilime neden olurken, Frederiksen tehditkar söylemlerin derhal son bulmasını istedi.
Danimarka: ABD'nin İlhak Etme Hakkı Yoktur
Pazar günü yapılan resmi açıklamada, ABD Başkanı'nın The Atlantic dergisine verdiği röportajda dile getirdiği talepler hedef alındı. Trump, söz konusu röportajda 'Savunma için Grönland'a kesinlikle ihtiyacımız var' ifadelerini kullanarak bölgeyi kontrol altına alma arzusunu açıkça belirtmişti. Bu sözlere yanıt veren Frederiksen, ABD'nin Danimarka Krallığı bünyesindeki herhangi bir ülkeyi ilhak etme hakkının bulunmadığını vurguladı.
Başbakan Frederiksen, ABD'nin Grönland'ı devralması gerektiğine dair söylemlerin hiçbir mantıklı zemini olmadığını ifade etti. Özellikle ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalaması ve Washington'un bu Latin Amerika ülkesini yöneteceğini açıklaması, Danimarka tarafındaki endişeleri artırdı. Kopenhag yönetimi, Venezuela'da yaşanan senaryonun bir benzerinin, kendi toprakları olan Grönland için de gündeme gelebileceğinden kaygı duyuyor.
Frederiksen, yaşanan bu gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, tarihsel olarak yakın bir müttefike ve 'satılık olmadıklarını' net bir şekilde beyan eden bir halka yönelik tehditlerin durdurulması gerektiğini güçlü bir dille savundu. Grönland Başbakanlık ofisinden ise mesai saatleri dışında olduğu gerekçesiyle konuya ilişkin henüz bir yanıt gelmedi.
Stratejik Konum ve Maden Zenginliği Gerilimi Tırmandırıyor
Gerilimin bir diğer boyutu ise Trump'ın Kuzey Kutbu stratejileriyle bağlantılı. 21 Aralık'ta Louisiana Valisi Jeff Landry'nin Grönland özel temsilcisi olarak atanması, Danimarka ve Grönland kanadında tepkilere neden olmuştu. Landry'nin, kendi kendini yöneten bir Danimarka toprağı olan Grönland'ın ABD'ye katılmasını açıkça desteklemesi, Washington'un bölge üzerindeki emellerini doğrulayan bir adım olarak yorumlanıyor.
Ada, Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki stratejik konumu nedeniyle ABD'nin balistik füze savunma sistemi için kritik bir öneme sahip. Savunma alanındaki bu önem, bölgenin sahip olduğu yeraltı kaynaklarıyla birleştiğinde ABD'nin ilgisini daha da artırıyor. Washington yönetimi, adadaki zengin mineral kaynaklarını kullanarak Çin ihracatına olan bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.
2009 yılında yapılan bir anlaşma uyarınca bağımsızlık ilan etme hakkına sahip olan Grönland, ekonomik olarak hala büyük ölçüde Danimarka sübvansiyonlarına bağımlı durumda. Danimarka hükümeti ise geçtiğimiz yıl boyunca bir yandan Grönland ile zedelenen ilişkileri onarmaya çalışırken, diğer yandan Arktik savunmasına yatırım yaparak Trump yönetimiyle olan gerilimi düşürmeyi amaçlıyordu. Ancak son açıklamalar, hattaki tansiyonun yeniden yükseldiğini gösteriyor.
Reuters



