Küresel piyasaların nefesini tutarak beklediği ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı sona erdi. Ekonomi dünyasının gözünü çevirdiği kritik toplantıdan çıkan karar, borçlanma maliyetlerinin bir süre daha mevcut seviyelerde kalacağını gösteriyor. Fed, politika faizini değiştirmeyerek sabit tutma yoluna gitti ancak karar metninde yer alan detaylar ve kurul içindeki fikir ayrılıkları, önümüzdeki sürecin tartışmalı geçeceğine işaret ediyor.
Ekonomik Büyüme 'Sağlam' Enflasyon 'Yüksek'
Fed politika yapıcıları, iki gün süren zorlu toplantının ardından gösterge faiz oranını yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında sabit tuttu. Karar sonrası yayımlanan metinde ekonominin genel durumuna dair iyimser bir tablo çizildi. Yetkililer, 'Ekonomik aktivite sağlam bir hızla genişlemeye devam ediyor' ifadesini kullandı. Ancak bu büyüme tablosunun yanında, enflasyonun hala 'bir miktar yüksek' seyrettiği vurgusu, faiz indirimine gitmek isteyenlerin hevesini kursağında bıraktı.
Merkez Bankası'nın son politika beyanı, borçlanma maliyetlerinin ne zaman düşeceği konusunda yatırımcılara net bir ipucu vermekten kaçındı. Gelecek faiz ayarlamaları konusunda kapıyı aralık bırakan Fed, bu sürecin tamamen 'gelen verilere ve ekonomik görünüme' bağlı olacağını belirtti. Yani piyasalar, bir sonraki hamle için verileri takip etmeye devam edecek.
Karar Oy Birliğiyle Alınmadı: Çatlak Sesler Var
Toplantının en dikkat çekici yanı, kararın oy birliğiyle değil, 10'a karşı 2 oyla alınmış olmasıydı. Kurul içinde nadir görülen bu fikir ayrılığı, Fed'in gelecekteki liderliği için de ipuçları taşıyor. Mevcut Başkan Jerome Powell'ın yerine geçmesi muhtemel adaylardan biri olan Guvernör Christopher Waller, faizlerin sabit tutulmasına karşı çıktı.
Waller ile birlikte, Beyaz Saray'daki ekonomi danışmanlığı görevinden izinli olan Guvernör Stephen Miran da karşı oy kullanan isimler arasındaydı. Her iki isim de ekonomiyi desteklemek adına çeyrek puanlık bir faiz indirimi yapılması gerektiğini savundu. Bu durum, Fed içerisindeki 'şahinler' ve 'güvercinler' arasındaki dengenin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İstihdam Piyasasında 'İstikrar' Vurgusu
Fed'in karar metninde istihdam piyasası ile ilgili yapılan değerlendirmeler de önemli değişiklikler içeriyor. Banka, istihdam artışlarının düşük seyrettiğini kabul etse de, önceki metinlerde yer alan ve istihdamda ani bir çöküş riskine işaret eden karamsar ifadeleri metinden çıkardı. 'Aşağı yönlü risklerin arttığına' dair cümlenin kaldırılması, politika yapıcıların işgücü piyasasında sert bir durgunluk beklemediği anlamına geliyor. İşgücü piyasasının 'bazı istikrar belirtileri' gösterdiği not düşüldü.
Bu hafta yapılan toplantı öncesinde Fed yetkilileri, işgücü piyasasını büyük ölçüde dengede olarak nitelendirmişti. Trump yönetiminin daha katı göçmen politikaları sonucunda iş arayan sayısındaki artışın yavaşlaması, daha küçük istihdam kazanımlarıyla dengelenmiş durumda. Veriler de bu tabloyu destekler nitelikte; Aralık ayında işsizlik oranı yüzde 4,4 seviyesine geriledi. Bu rakamlar, Fed'in faiz indiriminde acele etmemesi için elini güçlendiren faktörler arasında yer alıyor.


