Fransa, ABD yönetiminin Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) bünyesinde görev yapan iki yargıca yönelik yaptırım uygulama kararı almasını sert bir dille kınadı. Paris hükümeti, mahkemenin bağımsızlığına müdahale olarak nitelendirdiği bu adımların uluslararası hukuk normlarıyla bağdaşmadığını savunarak, müttefiki ABD'ye geri adım atması yönünde çağrıda bulundu.
Yargı bağımsızlığına yönelik tehditler kınandı
Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından konuya ilişkin yapılan resmi açıklamada, Paris'in mahkemeye, personeline ve mahkeme çatısı altında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına yönelik her türlü baskıcı adımı reddettiği belirtildi. Açıklamada, ABD'nin daha önce 9 yargıca uyguladığı kısıtlamalara yenilerini eklemesinin derin bir endişeyle takip edildiği vurgulandı. Fransa, bu tür yaptırımların sadece mahkeme üyelerini değil, aynı zamanda Roma Statüsü'ne taraf olan 125 devletin ortak iradesini de hedef aldığını ifade etti. Yargı bağımsızlığı ilkesinin, evrensel adalet mekanizmalarının temel taşı olduğu hatırlatılan metinde, baskı politikalarının hukukun üstünlüğüne zarar verdiği kaydedildi.
6 Şubat 2025 kararnamesi hedefte
Fransa hükümeti, ABD yönetimine seslenerek 6 Şubat 2025 tarihli başkanlık kararnamesi temel alınarak hayata geçirilen yaptırımların bir an önce kaldırılmasını talep etti. Söz konusu kararnamenin, uluslararası yargı organlarının işleyişini engellemeye yönelik bir araç olarak kullanıldığı savunuldu. Paris, yaptırıma maruz kalan yargıçlarla tam bir dayanışma içinde olduğunu ilan ederken, UCM'nin dünyadaki ağır suçlarla ve cezasızlıkla mücadele konusundaki kritik rolünün altını çizdi. Fransa'nın, Avrupa birliği ortakları ve diğer taraf devletlerle birlikte, adaletin tesisi için mahkemenin özgürce çalışabilmesini desteklemeye devam edeceği bildirildi.
Netanyahu ve Gallant kararı krizin odağında
Krizin temelinde, UCM'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkındaki kararları yer alıyor. ABD, UCM Temyiz Dairesi'nde görev yapan ve her iki isim hakkındaki tutuklama emri itirazlarını reddeden yargıçları doğrudan hedef alan bir yaptırım listesi yayımlamıştı. Washington'un bu hamlesi, uluslararası hukuk çevrelerinde adaletin siyasallaşması tartışmalarını alevlendirdi. Fransa ise mahkemenin ciddi suç mağdurları adına bağımsız ve adil bir şekilde görevini yerine getirmesi gerektiğini, bu süreçte hiçbir devletin baskısının kabul edilemeyeceğini belirterek diplomatik hattını netleştirdi.
AA



