İran rejimi, ülke genelindeki hükümet karşıtı protestolarda göstericileri ve hatta olaylarla ilgisi olmayan sivilleri acımasızca hedef almaya devam ederken, ortaya çıkan yeni bir rapor korkunç bilançoyu gözler önüne serdi. Pazar günü yayınlanan ve sahadaki doktorların verilerine dayanan rapora göre, güvenlik güçlerinin müdahaleleri sonucunda en az 16.500 kişi hayatını kaybetti, 330.000'den fazla kişi ise yaralandı.
'Dijital Karanlık Altında Soykırım Yapılıyor'
The Sunday Times tarafından duyurulan ve aktivist grupların doğrulayabildiği yaklaşık 3.100 ölümün çok üzerinde olan bu rakamlar, katliamın ortasında görev yapan doktorlar tarafından derlendi. Tahran'daki onlarca tıp uzmanı adına konuşan İran asıllı Alman göz cerrahı Profesör Amir Parasta, yaşananları 'dijital karanlık örtüsü altında bir soykırım' olarak nitelendirdi.
Parasta, 'Bu tamamen yeni bir vahşet seviyesi. 2022'de plastik mermi ve saçma tabancalarıyla gözleri hedef alıyorlardı. Bu sefer askeri sınıf silahlar kullanıyorlar; baş, boyun ve göğüs bölgelerinde kurşun ve şarapnel yaraları görüyoruz' dedi. Sahadaki cerrahların şok içinde olduğunu belirten Parasta, 'Savaş görmüş cerrahlar bile ağlıyor' ifadelerini kullandı.
Rapora göre, 8 büyük hastane ve 16 acil servis biriminden toplanan veriler, ölü sayısının 16.500 ile 18.000 arasında olduğunu ve kurbanların çoğunun 30 yaşın altında olduğunu gösteriyor. Yaralı sayısının ise 330.000 ile 360.000 aralığında olduğu, bunlar arasında çocukların ve hamile kadınların da bulunduğu belirtiliyor.
Keskin Nişancılar ve Kan Transfüzyonu Engeli
Aralık ayının sonunda ekonomik kriz nedeniyle başlayan ve hızla rejim karşıtı bir harekete dönüşen protestolara, hükümet Devrim Muhafızları ve Besiç milisleriyle sert karşılık verdi. 8 Ocak'ta devreye sokulan ve 8 günden fazla süren internet kesintisi sırasında, rejimin katliamı gizlemeye çalıştığı iddia ediliyor.
Raporun en çarpıcı detaylarından biri de tıbbi müdahalelerin engellenmesi oldu. Doktorlar, çok sayıda kurbanın kritik kan yetersizliği nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Sağlık personelinin kan bağışı yapmasına rağmen, güvenlik güçlerinin bazı durumlarda transfüzyonları engellediği ifade edildi. Bir cerrah, 'Hayat kurtarmak için saatlerce savaşıyoruz, ancak kan nakline izin verilmediği için hastaları kaybediyoruz' diyerek yaşanan çaresizliği dile getirdi.
Ayrıca çatılardaki keskin nişancıların insanları başlarının arkasından vurduğu ve Devrim Muhafızlarının rastgele ateş açarak 'sakin bir şekilde insanların kafalarını hedef aldığı' yönünde tanık ifadeleri de rapora yansıdı. Tahran'daki bir hastanede sadece göz yaralanması sayısının 7.000'i bulduğu, ülke genelinde ise en az 1.000 kişinin gözünü kaybettiği bildirildi.
Yaşanan katliam, Washington ile Tahran arasındaki gerilimi de artırdı. ABD Başkanı Trump, İran'ın toplu infazlar planladığına dair raporların ardından Pentagon'a askeri saldırı seçeneklerini hazırlama emri verdi. Beyaz Saray'ın, Tahran'ın idamları durdurduğu yönündeki haberler üzerine bu plandan şimdilik geri adım attığı belirtiliyor.


