İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington'da ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı kritik görüşmenin ardından Tel Aviv'de 'hassas güvenlik toplantıları' trafiği hızlandı. İsrail basını, ordunun Gazze'den İran'a uzanan 6 farklı cephede yeni ve kapsamlı bir saldırı dalgasına hazırlandığını iddia etti.
Orta Doğu'da tansiyonu zirveye taşıyacak iddialar İsrail medyasının manşetlerine taşındı. Ülkenin önde gelen gazetelerinden Yedioth Ahronoth, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ABD ziyaretinden döner dönmez üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir araya geldiğini ve Washington'dan 'askeri eylemleri serbestçe sürdürme' garantisi aldığını öne sürdü. Habere göre İsrail ordusu, sadece mevcut çatışma alanlarıyla sınırlı kalmayacak; Gazze Şeridi ve Batı Şeria'nın yanı sıra İran, Lübnan, Suriye ve Yemen'i de kapsayan çok geniş bir coğrafyada eş zamanlı veya aşamalı operasyonlar için düğmeye bastı.
Tel Aviv'deki güvenlik koridorlarında konuşulan senaryolara göre, İsrail ordusu bu 6 cephenin her birinde farklı stratejiler izleyecek. Bazı bölgelerde nokta atışı operasyonlar planlanırken, bazı cephelerde ise topyekün bir saldırı stratejisi masada. Bu hazırlık, bölgedeki ateş çemberinin daha da genişleyeceği endişelerini artırıyor.
Washington'dan 'Vur' Emri Çıktı: Hedefte Altı Ülke Var
Netanyahu'nun Donald Trump ile yaptığı görüşmenin detayları sızmaya başladıkça, İsrail'in askeri planlarının kapsamı da netleşiyor. Washington yönetiminin, İsrail'e bölgesel tehdit olarak gördüğü unsurlara karşı 'tam serbestiyet' tanıdığı belirtiliyor. Bu mutabakat, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) elini güçlendirirken, operasyonel planların raftan indirilmesine neden oldu.
Güvenlik kurumlarının, İran'dan gelebilecek olası balistik füze saldırılarına karşı erken uyarı sistemlerini güçlendirdiği ve kilit hedeflere ilişkin istihbarat akışını maksimum seviyeye çıkardığı bildiriliyor. İsrail yönetimi, bir yandan sahada hazırlık yaparken diğer yandan diplomatik kanallardan İran'a 'saldırı niyeti olmadığı' yönünde yanıltıcı mesajlar göndererek Tahran'ı rehavete sürüklemeye çalışıyor. Ancak İranlı yetkililerin bu mesajlara itibar etmediği ve teyakkuzda olduğu ifade ediliyor.
İran'daki Sokak Hareketleri İsrail'in Radarında
İsrail'in karar alma mekanizmalarını etkileyen en önemli faktörlerden biri de İran'da kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle patlak veren protestolar. Tel Aviv, Tahran sokaklarındaki hareketliliği yakından izliyor. İsrail askeri istihbaratı, 2024 yılında Suriye'de Beşşar Esed yönetiminin ani çöküşüne benzer bir senaryonun İran'da yaşanıp yaşanmayacağını analiz ediyor.
Üst düzey İsrailli yetkililer, mevcut protesto dalgasının rejimi tek başına devirecek güçte olmadığı görüşünde birleşse de, beklenmedik radikal değişimlere karşı hazırlıklı olunması gerektiğini savunuyor. 'İran gibi köklü bir rejim yapısında iktidarı düşürmek için birden fazla faktörün bir araya gelmesi gerekir' diyen yetkililer, henüz bu şartların tam oluşmadığını ancak sürecin her an değişebileceğini değerlendiriyor.
Hizbullah'a Yönelik Saldırı Planı Masada Bekliyor
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri ise Lübnan cephesiyle ilgili. Gazeteye göre, İsrail'in Hizbullah'a yönelik kapsamlı saldırı planı tamamen hazır durumda. Netanyahu'nun bu konuda da Trump'tan 'yeşil ışık' aldığı, ancak İran'daki protestoların seyrini görmek amacıyla operasyonun zamanlamasının beklemeye alındığı belirtiliyor.
İsrail ordusunun istihbarat raporlarına göre, Hizbullah şu anda eski askeri kapasitesinin sadece yüzde 20'siyle faaliyet gösterebiliyor. Bu zayıflığı fırsata çevirmek isteyen Tel Aviv yönetimi, uygun zamanı kolluyor. Kararın büyük ölçüde zamanlamaya bağlı olduğu ve bölgesel konjonktürün İsrail lehine döndüğü anda Lübnan'a yönelik harekatın başlayabileceği vurgulanıyor. Gazze, Batı Şeria, Yemen ve Suriye'deki operasyonel detaylar gizli tutulurken, İsrail'in bu cephelerde de baskıyı artırması bekleniyor.


