Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, uluslararası kamuoyunun dikkatle takip ettiği değerlendirmelerinde, nükleer silahlanmadan Ukrayna krizine kadar pek çok kritik başlıkta Moskova'nın tutumunu netleştirdi. Ryabkov, Washington yönetiminin bazı adımlarını olumlu bulsa da stratejik dengelerin korunması konusunda taviz verilmeyeceğinin altını çizdi.
Beyaz Saray ile İlişkiler ve Ukrayna Dosyası
Rusya, Donald Trump yönetiminin Ukrayna konusunda attığı bazı adımları 'doğru yönde atılmış önemli hamleler' olarak nitelendiriyor. Ancak iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için çok daha kapsamlı bir çalışma ve samimi bir irade gerektiği vurgulanıyor. Rusya, Pentagon'un tüm rakiplerine karşı askeri üstünlük kurma hedefinden ciddi endişe duyarken, bu durumun küresel güvenliği tehdit ettiğini savunuyor.
Ryabkov'un ifadelerine göre, iki dev güç arasındaki diplomatik tıkanıklığın aşılması uzun bir zaman alacak. Özellikle Ukrayna meselesinde Moskova'nın henüz yanıt bulamadığı ciddi soruları bulunuyor. Bu süreçte stratejik denge unsurlarının korunması, her iki tarafın da atacağı somut adımlara bağlı görünüyor.
Nükleer Denemeler ve Stratejik Silahların Geleceği
Nükleer silahlanma kontrolü konusunda Moskova'dan çok net bir uyarı geldi. Ryabkov, eğer ABD yönetimi tam teşekküllü nükleer silah denemeleri yapmaya karar verirse, Rusya'nın da bu duruma 'ayna karşılığı' vereceğini duyurdu. Bu durum, Soğuk Savaş yıllarını andıran bir deneme yarışının fitilini ateşleyebilir. Moskova, ulusal güvenliğini garanti altına almak adına askeri-teknik karşı önlemler alma hakkını saklı tutuyor.
Ayrıca, Fransa ve İngiltere'nin nükleer planlama süreçlerini ortak bir düzeye taşıması, Rusya tarafından yakından takip ediliyor. İki Avrupa ülkesinin nükleer silah kullanımına dair tek bir plan altında koordine olmaları, Avrupa güvenliği açısından yeni bir askeri parametre olarak değerlendiriliyor. Rusya, batılı ülkelerin kısa ve orta menzilli füzeler konuşlandırması durumunda, kendi yanıt parametrelerini belirlemek üzere teknik çalışmalarını sürdürüyor.
Avrupa'da Savaş Psikolojisi ve NATO Gerilimi
Avrupa ülkelerinde gözlemlenen askeri hareketlilik ve harcamalardaki artış, Rusya tarafından bir 'savaş öncesi psikozu' olarak tanımlanıyor. Avrupa Birliği ve NATO ülkelerinin, Rusya'dan gelecek bir saldırı ihtimaline karşı başlattıkları geniş çaplı yeniden silahlanma programları, Moskova kanadında rahatsızlık yaratıyor. Ryabkov, Rusya'nın herhangi bir Avrupa ülkesini fethetme veya saldırma gibi bir niyetinin olmadığını açıkça belirtti.
Küresel Güvenlik Tehditleri ve Diplomasi Çıkmazı
Stratejik istikrarın şu an uçurumun kenarında olduğunu ifade eden Ryabkov, durumun kontrolden çıkabilecek bir tırmanışa evrilme riskine dikkat çekti. Batı'nın attığı adımların, Rusya ile NATO'yu doğrudan bir silahlı çatışma noktasına getirebileceği uyarısı yapıldı. Özellikle Avrupa ülkelerinin 'düşmanca ve yetersiz' olarak tanımlanan eylemlerinin, dengeli bir ABD politikası olsa dahi çatışma riskini canlı tuttuğu ifade ediliyor.
Rusya, stratejik dengeyi bozacak her türlü girişime karşı hazır olduğunu ve caydırıcılık kapasitesini artırmaya devam edeceğini belirtiyor. ABD'den stratejik silahların sınırlandırılması konusundaki önerilere henüz resmi ve esaslı bir yanıt gelmemiş olması, küresel diplomasi trafiğindeki belirsizliği koruyor.
TASS


