ABD Başkanı Donald Trump, İran'da yıllardır görülen en büyük rejim karşıtı gösteriler devam ederken, protestoculara eylemlerini sürdürmeleri yönünde çağrıda bulundu. Trump, Salı günü yaptığı açıklamada, ayrıntı vermeden 'yardımın yolda olduğunu' belirtti. İran'daki dini yönetim, kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle başlayan ve İsrail ile ABD'nin geçen yılki saldırılarının ardından artan uluslararası baskı ortamında, son üç yılın en büyük iç tehdidiyle karşı karşıya kalmış durumda.
Trump, kendisine ait sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, 'İranlı Vatanseverler, PROTESTOYA DEVAM EDİN - KURUMLARINIZI ELE GEÇİRİN!!!... YARDIM YOLDA' ifadelerini kullandı. ABD Başkanı ayrıca, protestocuların 'anlamsızca öldürülmesi' durana kadar İranlı yetkililerle yapacağı tüm görüşmeleri iptal ettiğini duyurdu.
Sahadan gelen bilgiler ise bilançonun ağırlaştığını gösteriyor. Bir İranlı yetkili, Salı günü erken saatlerde yaptığı açıklamada, protestolarda yaklaşık 2 bin kişinin öldüğünü belirtti. Bu açıklama, yetkililerin iki haftayı aşkın süredir devam eden ülke çapındaki huzursuzlukta yüksek can kaybını ilk kez kabul etmesi anlamına geliyor. İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, hem protestocuların hem de güvenlik personelinin ölümlerinden 'terörist' olarak nitelendirdiği grupların sorumlu olduğunu iddia etti ancak ölenlerin kimliklerine dair bir döküm vermedi.
Gümrük Vergisi Resti ve Askeri Seçenek Masada
Gerilim tırmanırken Trump, ekonomik ve askeri baskıyı artırma sinyalleri verdi. Pazartesi akşamı, İran ile iş yapan herhangi bir ülkeden gelen ürünlere yüzde 25 gümrük vergisi getireceğini duyurdu. Büyük bir petrol ihracatçısı olan İran halihazırda ağır ABD yaptırımları altında bulunuyor ve petrolünün büyük kısmını Çin'e ihraç ediyor. Türkiye, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hindistan da İran'ın diğer önemli ticaret ortakları arasında yer alıyor. Trump ayrıca, İran'ı cezalandırmak için askeri harekat dahil olmak üzere daha fazla seçeneği değerlendirdiğini ifade etti.
Tahran yönetimi, Trump'ın tarife açıklamasına henüz kamuoyu önünde bir yanıt vermezken, karar Çin tarafından hızla eleştirildi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Pazartesi günü yaptığı açıklamada, protestolar sırasında ABD özel temsilcisi Steve Witkoff ile iletişim kurmaya devam ettiğini ve Tahran'ın Washington tarafından önerilen fikirleri incelediğini söyledi. Buna rağmen İranlı yetkililer, ABD ve İsrail'i huzursuzluğu kışkırtmakla suçlamaya devam ediyor.
Rusya'dan Sert Tepki ve Almanya'dan 'Rejim Düşebilir' Çıkışı
Uluslararası arenada tepkiler farklılaşıyor. Rusya, İran'ın iç politikasına yönelik 'yıkıcı dış müdahaleyi' kınadı. Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin ülkeye yönelik yeni askeri saldırı tehditlerinin 'kesinlikle kabul edilemez' olduğunu belirterek, dış kaynaklı huzursuzluğun Haziran 2025'te İran'a karşı işlenen saldırıyı tekrarlamak için bir bahane olarak kullanılmasının felaketle sonuçlanacağı uyarısında bulundu.
Öte yandan Avrupa kanadından farklı sesler yükseliyor. İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya, baskıları protesto etmek için İran büyükelçilerini çağırdı. Almanya Dışişleri Bakanlığı, İran rejiminin kendi halkına yönelik eylemlerini 'şok edici' olarak nitelendirdi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, hükümetin düşeceğine inandığını belirterek, 'Şu anda bu rejimin son günlerine ve haftalarına tanıklık ettiğimizi varsayıyorum' dedi. Merz, şiddet yoluyla iktidarı sürdürmeye çalışan rejimin fiilen sona erdiğini savundu. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise Merz'in eleştirilerini reddederek Berlin'i çifte standart uygulamakla suçladı.
İdam Kararı ve İletişim Cihazlarına El Konuluyor
İran yargısı, protestolarla ilgilenmek üzere özel mahkemeler atandığını duyurdu. Ancak insan hakları gruplarından gelen haberler endişe yaratıyor. İranlı Kürt hakları grubu Hengaw, Kerec kentindeki protestolarla bağlantılı olarak tutuklanan 26 yaşındaki Erfan Soltani'nin Çarşamba günü idam edileceğini bildirdi. Yetkililerin aileye ölüm cezasının kesinleştiğini bildirdiği aktarılırken, Hengaw bu davanın aceleyle ve şeffaf olmayan bir şekilde yürütüldüğünü, idam cezasının halk protestolarını bastırmak için bir araç olarak kullanıldığını vurguladı. Devlet medyası şu ana kadar herhangi bir ölüm cezası haberi geçmedi.
İletişim kısıtlamaları da sürüyor. Son günlerdeki internet kesintisi bilgi akışını engellerken, BM insan hakları ofisi telefon hizmetlerinin geri geldiğini ancak internet bağlantılarının kopuk olduğunu bildirdi. İran İstihbarat Bakanlığı, casusluk ve internet erişimi sağlamak amacıyla kullanılmak istenen elektronik cihazlara el koyduğunu açıkladı. Hengaw ise yetkililerin farklı şehirlerde evlerden iletişim cihazlarını toplamak için geniş çaplı operasyonlar başlattığını rapor etti.


