Husilerin lideri Abdulmelik el-Husi, İsrail'in Somaliland'ı bağımsız bir devlet olarak tanıması sonrası bir açıklama yaptı. Husi lideri, Somaliland topraklarındaki herhangi bir İsrail varlığının doğrudan hedef alınacağını duyurdu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Somaliland bölgesini 'bağımsız ve egemen devlet' olarak tanıdığını duyurmasının ardından, Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz hattındaki tansiyon hızla yükseldi. Bu kararla birlikte İsrail, Somaliland'ı tanıyan ilk ülke konumuna geçerken, Yemen'deki Ensarullah hareketinin (Husiler) lideri Abdulmelik el-Husi, bu stratejik hamleye karşı çok sert bir uyarıda bulundu. Husi lideri, Somaliland topraklarında tespit edilecek herhangi bir İsrail varlığının, tereddütsüz bir şekilde silahlı kuvvetlerinin meşru bir askeri hedefi sayılacağını ilan etti.
El-Husi tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in bölgeye yerleşme çabalarının yakından takip edildiği ve bu durumun sadece siyasi bir manevra olarak görülmediği belirtildi. Husiler, İsrail unsurlarının bölgedeki varlığını, doğrudan Yemen ve Somali'ye karşı yapılmış bir saldırı hazırlığı olarak değerlendiriyor. Bu bağlamda, Somaliland'daki olası bir İsrail konuşlanmasının, Husilerin balistik füze ve insansız hava aracı kapasitesiyle vurulacak öncelikli hedefler listesine eklendiği vurgulandı.
Bölgesel Güvenliğe Yönelik 'Düşmanca Bir Adım'
Yemenli lider, İsrail'in Somaliland'ı Somali'den ayrı bir yapı olarak tanımasını 'düşmanca bir adım' olarak nitelendirdi. Bu girişimin sadece Somali'nin toprak bütünlüğüne değil, aynı zamanda Afrika'daki komşu ülkelere, Yemen'e ve Kızıldeniz'e kıyısı bulunan tüm devletlere yönelik açık bir tehdit olduğu belirtildi. Husilere göre, İsrail'in bu hamlesi hukuki ve siyasi geçerliliği olmayan, 'işgalci bir gücün' saldırgan gündeminin bir parçası olarak görülüyor. İsrail'in bu bölgeyi, Afrika ülkelerine ve Arap dünyasına karşı operasyonel faaliyetler yürüteceği bir üs haline getirmeyi hedeflediği savunuluyor.
Bu stratejik hamlenin Aden Körfezi ve Kızıldeniz'in güvenliğini doğrudan tehlikeye attığını kaydeden el-Husi, Somali halkına yönelik desteklerinin 'sarsılmaz' olduğunu dile getirdi. Somali topraklarının herhangi bir parçasının İsrail için bir dayanak noktası haline gelmesine izin verilmeyeceği, buna karşı kardeş Somali halkıyla birlikte durarak mümkün olan tüm askeri ve siyasi önlemlerin alınacağı ifade edildi. Ayrıca İslam dünyası ve bölge ülkelerine çağrıda bulunularak, İsrail'in egemenlik ihlallerine karşı somut adımlar atılması istendi.
Tarihi Arka Plan ve Yükselen Askeri Gerilim
Bölgedeki siyasi krizin temelinde, Somaliland'in 1991 yılında Somali'den tek taraflı olarak ayrıldığını ilan etmesi yatıyor. Uluslararası toplum tarafından bugüne kadar tanınmayan bölge, 26 Aralık'ta İsrail'in tanımasıyla yeni bir statü arayışına girdi. Somali yönetimi ise bölgeyi ülkenin ayrılmaz bir parçası olarak görüyor ve Mogadişu yönetimi dışındaki tüm uluslararası anlaşmaları geçersiz sayıyor. İsrail'in bu hamlesi, halihazırda çatışmalı olan Yemen-İsrail hattındaki gerilimi Afrika kıtasına taşıma potansiyeli barındırıyor.
Sahadaki askeri durum ise sıcaklığını koruyor. İran destekli Husiler, son iki yıldır İsrail'in Gazze'deki saldırılarına misilleme olarak İsrail limanlarını ve bağlantılı gemileri hedef alıyor. Buna karşılık İsrail ordusu, Yemen'in başkenti Sana başta olmak üzere Husi kontrolündeki bölgelere düzenlediği hava saldırılarıyla, grubun üst düzey isimlerini ve lojistik altyapısını vurmaya devam ediyor. Somaliland üzerindeki bu yeni restleşme, çatışmanın coğrafi sınırlarını genişleterek bölgeyi daha karmaşık bir denklem içine sürüklüyor.
TASS


