Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Rusya ile devam eden savaşı sona erdirmek amacıyla stratejik bir geri adım atarak NATO üyeliği hedefinden vazgeçmeye hazır olduğunu bildirdi. Berlin'de ABD heyetiyle gerçekleştirilen kritik zirvede, 20 maddelik yeni bir barış planı ve güvenlik garantileri masaya yatırıldı.
Ukrayna'nın yıllardır anayasasına dahil ederek stratejik öncelik haline getirdiği NATO üyeliği konusunda beklenen politika değişikliği resmen gündeme geldi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski, Berlin'de ABD temsilcileriyle gerçekleştirdiği beş saatlik yoğun görüşmelerin ardından, Batılı ülkelerden alınacak somut güvenlik garantileri karşılığında NATO ısrarından vazgeçebileceklerini işaret etti. Bu hamle, Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana gördüğü en kanlı çatışmayı sonlandırma çabalarında şimdiye kadarki en somut diplomatik girişim olarak değerlendiriliyor.
Berlin'de 5 Saatlik Kritik Zirve
Almanya Şansölyesi Friedrich Merz'in ev sahipliğinde gerçekleşen görüşmelere ABD Başkanı Donald Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner katıldı. Görüşmenin detayları henüz tam olarak kamuoyuyla paylaşılmasa da Witkoff, 'büyük bir ilerleme kaydedildiğini' belirtti. Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi yetkilileri ise şu anda taslak belgelerin incelendiğini ve sürecin hassasiyetle yürütüldüğünü aktardı.
Görüşmelerde öne çıkan en önemli başlık, 20 maddelik barış planı oldu. Zelenski, Ukrayna, Avrupa ve ABD'nin üzerinde çalıştığı bu planın nihai hedefinin kalıcı bir ateşkes olduğunu vurguladı. Mevcut cephe hatları boyunca bir ateşkesin 'adil bir seçenek' olabileceğini belirten Ukrayna lideri, Moskova ile henüz doğrudan bir görüşme yapılmadığının da altını çizdi.
NATO Yerine 'Hukuki Bağlayıcılığı Olan' Garantiler
Zelenski'nin NATO üyeliğinden feragat etme teklifi, karşılıksız bir geri çekilme olarak sunulmuyor. Ukrayna tarafı, ABD, Avrupa ülkeleri, Kanada ve Japonya gibi küresel güçlerden yasal bağlayıcılığı olan güvenlik garantileri talep ediyor. Zelenski, bu garantilerin gelecekte olası bir Rus işgalini önlemek için yeterli olacağını savunurken, bu durumu bir 'uzlaşma' olarak nitelendirdi.
Daha önce Ukrayna anayasasında yer alan ve ülkenin güvenliği için vazgeçilmez bir kalkan olarak görülen NATO üyeliği hedefinden sapılması, Kiev yönetimi için radikal bir politika değişikliği anlamına geliyor. Ancak Batılı müttefiklerin bir kısmının üyeliğe sıcak bakmaması ve savaşın uzaması, Zelenski yönetimini alternatif güvenlik formüllerine yöneltmiş durumda.
Moskova'nın Talepleri ve Toprak Bütünlüğü
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, barış görüşmeleri için Ukrayna'nın tarafsız bir ülke olmasını, NATO hedeflerinden resmen vazgeçmesini ve Donbas bölgesindeki Ukrayna askerlerinin çekilmesini şart koşmuştu. Zelenski'nin NATO konusundaki esnekliği, Moskova'nın ana savaş hedeflerinden birini karşılıyor olsa da Kiev yönetimi toprak terk etme konusunda direncini sürdürüyor.
İngiltere, Fransa ve Almanya'nın üzerinde çalıştığı ve ABD önerileriyle şekillenen taslak metinlerde, Ukrayna'nın askeri kapasitesine sınırlamalar getirilmesi ve dondurulmuş Rus merkez bankası varlıklarının Ukrayna'nın finansmanı için kullanılması gibi maddeler de yer alıyor. Önümüzdeki günlerde diğer Avrupalı liderlerin de Almanya'ya gelerek müzakere sürecine dahil olması bekleniyor.
Haber: The Guardian


